Latest News

23 Ocak 2012 Pazartesi

Durmak Yok Yola Devam

   Uzuncayir'daki trafigi onlemeye yonelik fikrimi uygulatmanin verdigi gaz ile ulkuyi kurtaracak yeni fikirlerle devam ediyorum. Saka bi yana ben yazdim diye yapmamis olsalar da sonucta adamlarin urettigini onceden soyledigime gore dogru gozlem yapmis ve mantikli bi cozum uretmisim diyebilirim herhalde.
   Vergi konusunda bi iki dusuncem vardir bayagidir onlari paylasmak istedim. Vergi derken tasit vergisi, trafikte sikisip kaldigimda kufurler esliginde dusuncelere daldigimdan surekli alakali konularda birsey yaziyorum. Diyecegim iki sey var. İlki bazi vergilerin ayrismasi gerektigi. Yani tasit vergisinin iki bolumu olmali. Biri bildigimiz, mal varligi vergisi. Ev icin nasi vergi veriyorsan ayni sekilde araba icin de verirsin. Ama ev gibi seylerden bence bir farki var. Ona sahip olmanin yaninda baskalarinin da hakkini yiyorsun. Herkesin kullanim hakki olan yollari doldurarak toplu tasima ile rahatca gidilmesini engelliyorsun. Bence bu da hesaba katilmali.
   Baska bi konu da emisyonlar. Bilmiyorum ne kadar haberiniz var ama surekli bi regulasyon cikiyor. Euro4 euro5 fln. Ama bunlar sadece satilacak arabalara uygulaniyor. Yeni arabalarin hem verimini azaltiyorlar hem de sistem olarak bi ton paraya sebep oluyorlar. Belki de 25bin olacak bi araba 40bin oluyor. Bu sistemler suphesiz ki olmali tabiki ama eski, hicbir emisyon sistemi olmayan arabalara da bi yaptirim uygunlanmali. Bu da vergi arttirimi olabilir herhalde. Adamlari araclarini hurdaya vermeye zorlayacak kadar yuksek bir vergi olabilir mesela:)
Dipnot: benim de arabam var. Bekar'a bosanmak kolaydir soylemleri ile gelmeyin.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Gulsem mi Ağlasam mi bilemedim

Uzun zamandir makine icin lens arayislari icindeydim. Yani aslinda aklimda bi iki aday vardi da hangisini ilk alayim diye karar vermeye calisiyordum. Sonunda kararimi verdim. Nikon 85mm 1.8D. Nasil bir lens begendi isem, yok hicbir yerde yok. Oraya bak buraya bak bulunmuyor. Sordum sorusturdum sonunda satilan yeri buldum, sirkecide. Fiyat varki da cok degil. 490$ amerikada, 1100 de burada. Hem taksitle almis olurum burdan. Bugun tamam aliyorum dedim, nakit de cektim. Belki nakite indirim fln da yaptiririm dusuncesi ile. Yeni bir sey almaya gidiyorum ya, heyecandan duramiyorum tabi. Bari yolda giderken son bi bakayim diye actim ipad'i yazdim google'a nikon 85mm 1.8 diye. Bi baktim bla bla 1.8G yaziyor. Ulen bu 1.8D degil mi idi? Girdim nikon'un sitesine, yawsak nikon gecen hafta bi iki basit ozellik ekleyip 500$'a yenisini cikarmis bunun. İcim icimi yemeye basladi tabi. Yeni bir sey alacagim hevesiyle evden cikmisim, nasil durayim. (AROG'daki mavi hapi icmis cemyilmaz durumu) dukkan onunde volta atmalar, tartmalar aramalar sonunda vazgectim almaktan. Yenisi turkiyeye ne zaman gelir allah bilir.
Sonuc olarak su aralar amerikadan gelecek olan veya tanidigi gelecek olan var mi?

16 Ocak 2012 Pazartesi

Mantıklı ve Zeki İnsanlar Ülkesi

  Düşündün taşındım. Zeki ve mantıklı insanlar olarak niye bu kadar insanı sırtımızda taşımamız gerekiyor ki? Bu kanıya niye devlet var, binlerce memur'un maaşını ödüyoruz ki fikrinden geldim. Hiç meraklanmanıza gerek yok, bütün planları yaptım ben, şimdi açıklıyorum.
  Şimdi kuracağımız ülkenin iki ana kuralı var, birincisi hiçbir mal ülkemize giremeyecek. Belki günü birlik geziler olabilir ama en fazla o kadar. İkincisi de gereksiz meslekler olmayacak. Zaten onlara ihtiyacımız da olmayacak. Şimdi böyle mükemmel bir ülkemiz olunca kıskanıp bozmaya çalışacak diğer kafası fazla basmayan insanlar olacağından ilk fazla çaktırmadan toplanıp bi savunma sistemi geliştireceğiz. Ama gerçekten savunma sistemi, saldırı amacı hiç yok. Sonuçta mantıklı insanlarız, ne gerek var savaşa. Sadece dışarıdan bize karışmasınlar. Bi ton zeki insan olacağımızdan bi iki yıla dünyayı dağıtacak kadar geliştiririz teknolojiyi diye düşünüyorum. Sonra ülkemizi ilan edeceğiz ve sadece zeki ve mantıklı insanları toplayacağız.
  Sonra ülkede devlet, yönetici gibisinden parazit kişiler ve işler olmayacak. Herkes bir şeyler üretecek. Kafası basan, becerebilen mühendis doktor tasarımcılar vb direk bir şeyler üreten meslekler olacak. Onları yapamayan da kalan işleri yapacak, çiftçi falan da dahil. Ama onlar çiftçi fln diye kötü muamele görmeyecekler, sonuçta onlar da zeki ve mantıklı insan. Mühendisler ne kadar para alıyorsa onlar da alacak, aynı şartlarda yaşayacaklar.
  Böyle polis, devlet memuru, bakanlık, satış, pazarlama gibi üretim yapmayıp tüketen meslekler olmayacak. Hepimiz mantıklı insan olduğumuzdan bi kere kavga fln çıkmayacak zaten. Hade dalgınlıkla bir kaza oldu, dalgın olup kazaya sebep olan hemen suçunu kabul edip özür dileyecek. Varsa zararı, cezayı ödeyecek.
  Geriye tek sorun şu kalıyor, ya çocuklarımız mantıklı ve zeki olmazsa. Onun için de, çocukları 15 yaşına kadar yetiştireceğiz. Baktık mal çıktı, ülkeden kovuyoruz ne hali varsa görsün.
  Evet planı açıkladım, kimler var?

4 Ocak 2012 Çarşamba

Let's the 2012 begin

  2012'nin ilk 1:1 toplantisini yaptik bugun sef'imle. Bu sene genel hedeflerimiz neler vb konularin konusuldugu bi toplanti. Tabi o an aklima direk bi yil ne cabuk gecti fikri geldi. Gecen senenin ilk toplantisini hatirliyorum, ohoo kocaman yil rahat rahat yaparim hepsini diyordum. Sadece is icin degil tabi hayatta da kocaman bi yil neler yaparim neler diyordum ki yil dondu bile. Bayagi birsey de yaptim aslinda da yapmadigim da bi ton sey oldu. 2011'in bana kattigi en onemli sey ne derseniz, herhalde hedefler konusunda daha mantikli olmam olur.
2012 geldi basladi tam gaz gidiyor. Bi yerlerine yapisip hizina yetismek lazim. Gecen seneye gore hayatimi daha da oturttugumu farkettim. O yuzden daha mutluyum denilebilir. En azindan ise daha hevesli gidiyorum. İnanmazsiniz ama son bikac haftadir pazartesi sendromuna bile girmiyorum:)
  Su aralar beni en cok hayal kirikligina ugratan sey evin asansor'u. Her binaya girdigimde asansor'u asagi indigini gormem ile 'bu sefer kesin hayatimin aski ile karsilasiyorum' dusuncesi aklima yerlesiyor. Ama gel gor ki asansor sifira geldiginde icinden hayatimin askinin cikmasini gectim kapi acilmiyor bile. Fikir kime ait bilmiyorum ama asansorlerin ikisi de 0'da degil de katlarda ise otomatik olarak biri sifira gidiyor. Her seferinde bana nasil denk geliyor onu da cozebilmis degilim. Kapici mi kafa buluyor nedir, uzaktan geldigimi gorunce sifira yolluyordur belki.
  Onun disinda son 8 senedir degistirmedigim sac stilimi bu sene de degistirmem buyuk ihtimal. Bos kaldigim vakitlerde dunyayi kurtarma hayalleri kurmaya devam ediyorum. Cayi sekersiz icmeye devam. En sevdigim victoria secret mankeni hala allesandra. Ve bu sene icin kendime koydugum en buyuk hedef de meric ile bulusmak.
  Ben buraya boyle seyler yaziyorum da okuyaniniz var mi acep la?

2 Ocak 2012 Pazartesi

Sayısal Loto vs Milli Piyango



   Acaba hangisi daha mantıklı diye bir inceleme yapayım dedim.
  Sayısal loto: 49 sayıdan 6 tane seçiyorsun
                
  Yani yaklaşık olarak 14 milyonda bir.
  Öte yandan milli piyango: 10 rakamlı, 7 sayı var
               
  10 milyonda bir oluyor.
   Bu açıdan bakarsak milli piyango daha mantıklı duruyor ama bi çeyrek  bilet parası ile 9 kutu oynayabiliyorsun. Yani sayısal lotoda tutturma imkanın daha yüksek.
   Kazanılan miktar ise milli piyangoda 10milyon. Sayısaldaki miktar yaklaşık 2 milyon.
   Milyon kazanma ihtimalin;
   Milli piyangoda 1 milyonda bir
   Sayısal lotoda ise 776 binde bir.
   Sonuç olarak iki durumda da sayısal loto daha mantıklı imiş. Milli piyango bileti alan kafama sıçayımJ
 

Recent Post