Hızlıca evden çıkıp asansör'ün başına geliyorsun, ben 8.katta oturuyorum, ve hepinizin bildiği gibi öyle durumlarda asansörler olabilecek en uzak noktada olurlar, mümkün olsa -'de bekleyecek. Ve asansör önünde heyecanlı bekleyiş başlıyor, hopluyor zıplıyorsun çünkü olduğun yerde beklemek zorundasın. Yürüyerek insen daha çok sürecek, iki kat inip binsem asansör 8'e çıkıyor aynı vakit alacak. İşte burada benim fikrim devreye giriyor. Asansörlere kendi katlarına gelmelerinin dışında binanın büyüklüğüne ve katın sayısına göre +-2 çağırma tuşu olacak. Mesela ben 8. kat asansörüne gidip, 6'ya çağıracağım bir yandan da koşarak merdivenlere ineceğim. 6'da buluşacağız. Bunu sadece acil durumlarda değil her zaman kullanabiliriz. Sonuçta beklemek vakit kaybı.
Kaba bir hesap ile her gün iki kere asansör kullandığımı düşünelim, 8 çıkış 8 iniş 16 katlık günde 2 kere 32 katlık yolculuk yerine 24 katlık yolculuk yapacağım. her katı 5 saniyede alan bir asansör olduğunu düşünsek, 8*5=40 saniye kazanacağız her gün. Bir insan 70 yıl yaşadı desek, 70*365*40=1022000 saniye yani 11 gün kazanacağız. Hayatını 70 yıl değil de 70 yıl 11 gün yaşayacaksın deseler tabi ki de umursamam ama deseler ki orada kazanacağın zaman sayesinde normalde kaçıracağın otobüsü yakalayacak ve o otobüste hayatının aşkı ile karşılaşacaksın, işte o zaman:
Resmen insanlığın kaderini değiştirecek bir düşünce, icat ne derseniz artık.
Nobel'i bana vermesinler de ne yapsınlar!
