Bugün Boğaziçi Üniversitesi İngilizce yeterlilik sınavı açıklandı. Writing bolumunden kalmışım. Bu yüzden mastera kabul edilemiyorum tabiki. Saçmalık…
Lisansı zaten tamamen İngilizce egitim veren en kaliteli universiteleren birinde okudum. Ki bence en iyisi, yoksa onu şecmezdim. Bunun üstüne neden İngilizce sınavı istiyorsun ki. Hade onu geçtim writing, kombimizde bilgini ölçmüyor ki, kompozisyon yazabilmez gereğini ölçüyor tamamen ve kalıplarını ezberleyip geçtiğin bir sınav. Neyse sınır olmamdan kaynaklanan asabi bir giriş yaptıktan sonra en kötü ihtimalle yarı sene kaybetmeme sebep olacak bu gereksiz sınav acaba sadece yarı seneye mı sebep olacak. Su an icin aklımda zaten tereddütler icinde devam ettigim mesleğimi değiştirmek var. Her ne kadar nefret etmesem ded hem calışma koşulları daha iyi olan hem de parası daha iyi olan ancak insanlığa katkısı daha az olan meslek dallarına mı geçsem diyorum.
Tabi bu yaZiyi yazmamın sebebi aklimdaki fikirlerin ne olduğunu paylaşmak değil asıl amacım boyle küçük seylerin nasıl da hayatımıza yon verdigi düşüncesini sizlerler paylaşmak. Sınavda önce hatta sınav sırasında nasıl olsa gecerim mantığı ile davranmayip birazcık özen gösterse idim hayatım çok farklı seyredecekti, şimdi ise neler olacak kim bilir. Anlık düşünceler anlık davranışlar…
ÖSS dden sonra tercihleri okula teslim etmeye gittiğimde aslında mimarlık tercih etmiş bir arkadasıma rastlamış ve kısa bir konuşma sonrasında tercihini dişçimin olarak degistirtmistim. Bu sene discilikten mezun olacak. Peki ya tercih formunu teslim değmeye giderken bindiğim otobüsü kacirip arkadasım ile karşılaşmamış olsa idim ne olacaktı???
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder